MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda alacaklı ile aralarında imzalanan 28/08/2017 tarihli protokol gereğince takip konusu senedin teminat amacıyla verildiğini belirterek takibin iptali talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince; dayanak senet üzerinde teminat için verildiğine dair bir ibare bulunmadığı, borçlu tarafından senedin teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, sunulan protokolde de herhangi bir atıfta bulunulmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile İİK'nun 170/a. maddesi gereğince takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK'nun 169. maddesi uyarınca, borca itiraz niteliğinde niteliğinde olup, borca itirazın İİK'nun 169/a maddesi gereğince incelenmesi gerekmektedir.
İİK'nun 169/a maddesi uyarınca; borca itiraz halinde, borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat külfeti borçlulara aittir.
HGK'nun 14/03/2001 tarih, 2001/12-233 ve 20/06/2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir.
Somut olayda; 28/08/2017 tarihli “Kar Payı Protokolü” başlıklı belgede takibe dayanak bonoya açık bir atıf bulunmadığı gibi teminat olarak verildiği hususunda da net bir ifadenin yer almadığı, teminat amacıyla herhangi bir senet verildiğinin yazılı olmadığı, alacaklının cevap dilekçesinde de senedin teminat senedi olarak verildiğine yönelik bir kabulünün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan kabule göre de, dairemizin yerleşik içtihatlarına göre senet üzerinden anlaşılmayıp ayrı bir sözleşmeye dayalı teminat iddiaları İİK'nun 169. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup bölge adliye mahkemesince istemin İİK’nun 170/a maddesi kapsamında değerlendirilmesi de yerinde görülmemiştir.
O halde; yukarıda izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesinin itirazın reddine ilişkin kararı yerinde olmakla Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf talebinin esastan reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 06/11/2020 tarih ve 2019/2977 Esas - 2020/2422 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.