MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; borcun kaynağının genel kredi sözleşmesi olduğunu, borçlulardan dava dış.... Ş davalı bankadan genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan hiçbir borcunun olmadığını ileri sürerek borca ve takibe itiraz ettiği, İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine karar verildiği, borçlu vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; alacaklı vekilinin cevap dilekçesinde, senetlerin kredi borçlarının ödeme vasıtası olarak tahsilinde ve tahsil edildiği oranda kredi borcundan mahsup edilmek üzere müvekkiline teslim edildiğini belirttiği nedenle teminat senedi iddiasının kabul edildiğinden bahisle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Borçlu vekili tarafından, takip konusu senedin kredi borcunun teminatı olarak verildiğine ve senetten doğan alacağın şarta bağlandığına ilişkin senedin tüm unsurlarına atıf yapan yazılı bir belge sunulmamıştır. Dayanak belge, TTK’nun 776. maddesi uyarınca tüm unsurları içeren kambiyo senedi niteliğini haiz bonodur. Alacaklı vekilinin müvekkili bankanın ödenmeyen kredi borcu nedeni ile alacaklı olduğu, kredi borçlarının ödeme vasıtası olarak tahsilinde ve tahsil edildiği oranda kredi borcundan mahsup edilmek üzere alınan bonoyu takibe koyduklarına dair beyanları bononun, kredi borcunun edası (ifası) amacı ile düzenlendiğine dolayısıyla ödeme aracı olarak verildiğine ilişkindir. Dosya arasında bulunan genel kredi sözleşmesi incelendiğinde, bononun bu sözleşme gereğince ve sözleşmenin tanzim edildiği sırada verildiğine dair bir açıklama da yoktur. HGK'nun 14/03/2001 tarih, 2001/12-233 E. ve 20/06/2001 tarih ve 2001/12-496 esas sayılı kararlarında da benimsediği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir. Bu durumda, alacağın tahsilinin yargılamayı gerektirdiği nedeni ile İİK’nun 169/a-5 maddesi uyarınca borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verilemez.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yer verilen nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 24/12/2020 tarih, 2019/3064 E.- 2020/2210 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07/06/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.