MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Borçlunun temyiz isteminin incelenmesinde;
5311 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı İİK’nun 364. maddesinin 2. cümlesi göndermesi ile uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 361. maddesi uyarınca; kural olarak istinaf yoluna başvurmayan taraf temyiz yoluna başvuramaz. Ancak hukuki yararının bulunması halinde temyiz yoluna başvurabilecektir. Bir başka deyişle, diğer tarafın istinaf başvurusu üzerine, bölge adliye mahkemesi tarafından aleyhine hüküm kurulması halinde temyiz yoluna başvurabilecektir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesi kararı borçlu vekiline 22.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği halde istinaf yoluna başvurulmadığı, alacaklının istinaf başvurusunun ise Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedildiği görülmektedir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesi kararı borçlu yönünden kesinleşmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı, istinaf yoluna başvurmayan borçlu tarafından temyiz yoluna başvurulamayacağı anlaşıldığından, temyiz isteminin REDDİNE,
2- Alacaklı vekilinin katılma yolu ile temyiz istemine gelince;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi” başlıklı 364. maddesinin 2. fıkrasında, “Yukarıda belirtilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 366/1.maddesinde; "Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır" hükmü, yine “katılma yoluyla başvurma” başlığı altında düzenlenen 348/2. maddesinde; "İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir" hükmü yer almaktadır.
Buna göre; katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlı olup ona tâbidir. Bu nedenle asıl temyiz talebi esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile temyiz talebide reddedilir.
Bu durumda, borçlunun temyiz talebi esasa girilmeden reddedildiğinden, katılma yoluyla temyiz talebinde bulunan alacaklı vekilinin temyiz talebinin de 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK.’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nin 366 ve 348/2. maddeleri uyarınca REDDİNE, 10/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.