MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından asıl kredi borçlusu ve ipotek veren taşınmaz maliki hakkında genel kredi sözleşmesi ve limit ipoteğinden kaynaklanan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibinde, ipotek veren taşınmaz maliki borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair itirazlarının yanında hesap kat ihtarnamesindeki borç miktarı ile icra emrindeki borç miktarının aynı olmaması sebebiyle icra emrinin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince, kat ihtarnamesindeki borç miktarı ile icra emrinde belirtilen asıl borç miktarının uyumlu olmamasından icra takibinin iptaline karar verildiği, alacaklının istinaf yoluna başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce, ipotek resmi senedinin kayıtsız şartsız para borcu ikrarı içermemesi ve borçluya usule uygun yeni bir ihtarname gönderilmediğinden bahisle ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak, örnek 6 icra emrinin iptaline, icra dairesince takip talebine uygun olarak örnek 9 ödeme emri düzenlenerek şikayetçi borçluya tebliğine, karar verildiği, karara karşı alacaklının ve borçlunun temyiz yoluna başvurdukları anlaşılmaktadır.
Alacaklının sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu şirket adına gönderilen icra emri 16/07/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmakla borçlu yönünden itfa itirazının yasal sürede olduğunun kabulü gerekmiştir.
İİK.nun 150/ı maddesine göre; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa ... tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti ibraz ederse icra müdürü 149. madde uyarınca işlem yapar”, yani borçluya icra emri gönderir. Borçlu kendisine gönderilen ihtara 8 gün içinde itiraz etmezse, hesap özetinde bildirilen alacak kesinleştiğinden icra mahkemesinde alacağın esası yönünde bir inceleme yapılamaz. Ancak, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden temerrüt tarihine kadar talep edilen akdi faize ve temerrüt tarihinden takip tarihine kadar talep edilen temerrüt faizine itiraz hakkı vardır. Öte yandan borçlu, hesap kat ihtarı tebliğ tarihinden takibin kesinleştiği tarihe kadar varsa itfa itirazlarını bildirebilir. Ancak itfa itirazının İİK'nun 149/a maddesi göndermesi ile aynı Kanun'un 33/1. maddesinde yazılı nitelikteki belgelerle ispatlanması zorunludur. Ayrıca yapılan itfaların da TBK'nun 100. maddesi uyarınca öncelikle faiz ve fer'i alacaklara mahsubu gerekir.
Somut olayda, dosya içinde yer alan bilgilere göre borçluya noter aracılığı ile gönderilen hesap kat ihtarının 22/01/2009 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun hesap özetine 8 günlük süre içinde itiraz etmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, ihtarnamedeki alacak miktarı kesinleşmiş olup, borçlu kesinleşen miktara itiraz edemez. Ancak borçlu tarafından dava dilekçesinde bahsedilen ihtarname tarihi olan 19/01/2009 tarihinden sonra borç yapılandırılması gereği yapıldığı iddia edilen ödemelere ilişkin alacaklı tarafından cevap dilekçesi ekinde ödeme tablosu sunulduğu görülmüştür.
Bu durumda, mahkemece, borçlunun hesap kat ihtarından sonraki ödeme iddiasının, değerlendirilerek, yapılandırma gereği yapılmış ödemeler olup olmadığı da sorularak, ödeme belgelerinin İİK'nun 33. maddesi bağlamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği tartışılarak, ödemelerin İİK' nun 33. maddesi kapsamında olduğu sonucuna varılırsa, gerektiğinde, Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Davalı alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2020 tarih ve 2020/838 E. - 2020/2287 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflarına iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.