MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; arzuhalciye dilekçe yazdırma işlemleri esnasında talep üzerine boş belgelere adı, soyadını yazdığını ve imzaladığını ancak alacaklının bu belgeleri sahte olarak senet haline getirerek aleyhine takip başlattığını, alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ederek borca itiraz ettiği, mahkemece davanın reddine, davacının asıl alacağın % 20'si oranında tazminat ve asıl alacağın % 10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine, karar verildiği, borçlu tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, karara karşı borçlunun temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, İİK'nun 169. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, anılan itirazın, icra mahkemesince aynı Yasanın 169/a maddesi uyarınca incelenerek sonuçlandırılması gerekir.
Somut olayda, borçlu, takibe dayanak senetteki imzasını inkar etmemiştir. Kaldı ki icra hukuk mahkemesince aldırılan 07/05/2019 tarihli ATK raporunda...kuvvetle muhtemel ... eli ürünü olduğu, Cumhuriyet Savcılığınca aldırılan 17.10.2018 tarihli raporda imzaların ... eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.
Ancak borçlunun, takibe dayanak senedin, herhangi bir nedenle altına isim ve imzasını attığı bir A4 kağıdının isim ve imza kısmından itibaren kesilerek senedin oluşturulduğuna ilişkin sahtelik iddiası yargılamayı gerektirdiğinden, dar yetkili icra mahkemesinde incelenmesi mümkün değildir.
O halde, borçlunun itirazının reddine ve davacı aleyhine asıl alacağın % 20'si oranında tazminata mahkum edilmesi yerinde ise de yanılgılı değerlendirme sonucu, alacaklı lehine asıl alacağın % 10'u oranında para cezasına mahkum edilmesi isabetsiz olup, ilk derece mahkemesi kararının, alacaklı lehine asıl alacağın % 10'u oranında para cezası yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmış olmakla, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2019/2576 E. - 2021/45 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 20.06.2019 tarih ve 2018/395 E. - 2019/313 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 2. bendinde yer alan “ Davacının asıl alacağın % 20'si oranında tazminat ve asıl alacağın % 10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine,” şeklindeki cümlenin “ ve asıl alacağın % 10'u oranında para cezasına” kısmının karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca (ONANMASINA), karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.