MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Alacaklının katılma yoluyla temyiz itirazlarının incelenmesine;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK'nin 366. ve HUMK'nin 438. maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda takip süresince taraflarına gönderilen tüm tebligatların usulsüz olduğu iddiası ile birlikte faize itirazda bulunduğu, mahkemece, usulsüz tebliğ şikayetinin reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06/04/2017 tarihli, 2017/1761 E. 2017/5467 K. sayılı ilamı ile usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile sair itiraz ve şikayetlerin incelenmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece itirazın kısmen kabul kısmen reddi ile ödeme emrinin işlemiş faize ilişkin 28.633,01 TL’lik kısmının iptali ile takibin bakiye kısım üzerinden devamına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı HMK'nun 323/1-ğ maddesi uyarınca; "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti" yargılama giderleri kapsamında sayılmış, yine aynı Kanunun 326/1. maddesinde; kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağı, aynı maddenin (2) numaralı fıkrasında ise davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı öngörülmüştür. Yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi, mahkemece talep şartı aranmaksızın re'sen karara bağlanması gerekir (17.11.1948 gün, 5/8 ve 29.05.1957 gün, 4/16 sayılı İBK kararları).
Somut olayda; mahkemece borçlunun taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup, borçlunun davada kendisini vekille temsil ettirdiği gözetilerek Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 11/3. maddesi uyarınca maktu tarife üzerinden borçlu lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, yargılama giderlerinin kabul ve ret oranlarına göre taraflar arasında paylaştırılmaması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/04/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.