MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi ipotek borçluları ... ve ... tarafından, 7 Parsel 21, 12 Parsel 14 ve 8 Parsel 19 numaralı bağımsız bölümlerde kayıtlı taşınmazlara ilişkin yapılan ihalelerin feshinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesi’nce istemin reddine ve şikayetçiler aleyhine 53.520,00 TL para cezasına hükmedildiği, kararın şikayetçiler tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine şikayetin reddine ve 33.500,00 TL para cezasının şikayetçilerden tahsiline karar verildiği, kararın şikayetçilerce temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 134. maddesinin 2. fıkrasında; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere, yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin" isteyebileceği hususu düzenlendikten sonra, aynı fıkrada ayrıca "...talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, ... 26. İcra Müdürlüğü'nün 2015/25088 Esas sayılı icra takip dosyasında alacaklı banka tarafından, kredi sözleşmesinin asıl borçlusu Gökay ... A.Ş. ile ipotekli taşınmazların malikleri üçüncü kişiler ..., ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine başlandığı, şikayetin ipotekli takip konusu taşınmazlardan 3 adedine ilişkin olduğu ve bu taşınmazların maliki olan şikayetçilerin kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olmayıp, sadece asıl borçlu lehine taşınmazlarını ipotek veren taşınmaz maliki olarak takipte yer aldıkları görülmektedir. Bu durumda şikayetçilerden ...’in kendi maliki olduğu 8 Parsel 19 numaralı bağımsız bölüm, diğer şikayetçi ...’in ise yine kendi maliki olduğu 7 Parsel 21 numaralı ve 12 Parsel 14 numaralı bağımsız bölüm yönünden işbu şikayette aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir.
Buna göre Bölge Adliye Mahkemesi’nce; şikayetçi ... yönünden ihalenin feshi isteminin, 7 Parsel 21 ve 12 parsel 14 numaralı bağımsız bölümler hakkında aktif husumet yokluğundan reddi ile para cezasına yer olmadığına, 8 Parsel 19 numaralı bağımsız bölüm hakkında ise şikayetin esastan reddi ile 15.000,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına, ... yönünden ise ihalenin feshi isteminin, 8 Parsel 19 numaralı bağımsız bölüm hakkında aktif husumet yokluğundan reddi ile para cezasına yer olmadığına, 7 Parsel 21 ve 12 Parsel 14 numaralı bağımsız bölümler hakkında ise şikayetin esastan reddi ile 18.500,00 TL para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçilerin temyiz itirazlarının reddi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarih ve 2021/187 E.- 2021/207 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin “3.” fıkrasının karar metninden tamamen çıkarılmasına, yerine “İİK’nun 134/2. maddesi gereğince, şikayete konu 8 Parsel 19 numaralı bağımsız bölümün ihale bedeli olan 150.000,00 TL’nin % 10’u oranında hesaplanan 15.000,00 TL’nin şikayetçi ...’den , 7 Parsel 21 ve 12 Parsel 14 numaralı bağımsız bölümlerin ihale bedeli toplamı olan 185.000,00 TL’nin % 10’u oranında hesaplanan 18.500,00 TL’nin şikayetçi ...’den alınarak hazineye GELİR KAYDINA,” cümlesinin yazılmasına kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca (ONANMASINA), karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 03/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.