MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itrazları yerinde değil ise de;
Borçlu şirket vekilinin, icra mahkemesine yaptığı başvuruda; sair fesih nedenlerini ileri sürerek 03/09/2018 tarihli, 4537 parsel 38 nolu ve 40 nolu bağımsız bölüm taşınmazların ihalelerinin feshi talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince; davanın reddi ile ihale bedelinin %10’u oranında para cezasına hükmedildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK'nun 129/1. maddesi uyarınca, birinci ve ikinci ihalede satışın yapılabilmesi için artırma bedelinin, malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması, bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını geçmesi zorunludur. Anılan maddede yer alan "rüçhanlı alacak" sözcüğü, taşınmazla temin edilen ipotekli alacakları ifade eder. İpotek alacaklısının, satışın, ipotek bedelinden daha aşağıya yapılmasına muvafakat etmesi halinde ihalenin, rüçhanlı alacak olan ipotek alacağının altında bir bedelle yapılması mümkündür. İhale bedelinin, İİK.'nun 129. maddesinde öngörülen kriterlere uygun olmaması ise, tek başına ihalenin feshi sebebi olup; mahkemece re’sen nazara alınmalıdır.
Somut olayda, ihalenin feshi talep edilen taşınmazlardan 4537 parsel 38 nolu bağımsız bölüm üzerinde, 16/12/2016 tarihli haciz tarihinden önce, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. lehine 14/04/2016 tarih ve 12739 yevmiye nolu, 1. derecede, 1.500.000 TL bedelli ipotek tesis edilmiş olduğunun görüldüğü, icra müdürlüğünce bankadan ipoteğin devam edip etmediği ve devam ediyorsa miktarı, ipotek bedeli altında satışa muvafakat edilip edilmediği hususunun sorulması üzerine, ilgili banka tarafından 03/04/2018 tarihli cevabi yazıda; 275.130,73 TL alacaklarının bulunduğu, satış günü bildirildiğinde satış tarihi itibariyle alacak miktarının hesaplanarak bildirileceği, satışın rüçhanlı alacağı aşacak şekilde yapılması hususunun dikkate alınması yönünde cevap verildiği görülmüştür. Ancak, satış tarihinden önce ipotek alacaklısının, ipotek bedeli altında satışa muvafakat ettiğine dair bir belgeye dosya içinde rastlanılmadığı halde, 330.000 TL muhammen bedelli 4537 parsel 38 nolu bağımsız bölüm taşınmazın 175.000 TL bedel ile ihale edildiği görülmektedir.
Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince, 4537 parsel 38 nolu bağımsız bölüm taşınmaz yönünden satış tarihinden evvel ipotek alacağının sona erip ermediğinin ipotek alacaklısından sorularak tespit edilmesi, ipotek alacağı devam ediyor ise miktarının belirlenmesi, ayrıca ipotek alacaklısının satıştan evvel ipotek bedeli altında satışa muvafakat edip etmediğinin yöntemince araştırılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 05/03/2021 tarih ve 2020/1626 E. - 2021/542 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), ... Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 17/01/2020 tarih ve 2018/523 E. - 2020/69 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 17/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.