MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Dava, alacaklının İİK’ nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Davalı üçüncü kişi, davanın reddini istemiştir. Mahkemece,borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ olmadığı, alacaklının karinenin aksini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı alacaklı tarafından İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince; dava konusu haciz borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı bir adreste yapılmış olup borçlu haciz mahallinde hazır olmadığı gibi haciz sırasında adresin borçluya ait olduğuna yönelik herhangi bir evrak da bulunmadığı,üçüncü kişi şirket yetkilisi ile borçlu şirket arasında organik bağ olmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davacı alacaklı tarafından bu kez temyiz edilmiştir.
Dava konusu haciz, ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamakla birlikte vergi kayıtlarına göre borçlu şirket haciz adresinden 22.12.2016 tarihinde ayrılmış olup aynı gün üçüncü kişinin haciz adresinde faaliyete başladığı, üçüncü kişi şirketin kurucu ortaklarının...olduğu, borcun doğumundan sonra 19.10.2016 da...’in hisselerini ...’a devrettiği, borçlu şirketin ortaklarının ise ... ve... olduğu, borçlu ve üçüncü kişi ortakları arasında yakın akrabalık bağı olduğu, dosya kapsamında yer alan 1.6.2017 tarihli kolluk araştırmasında dava konusu hacizle farklı bir adreste yapılan yine üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğu haciz de, AVM içerisinde yer alan haciz adresinde borçlu şirketin faaliyet gösterdiğinin AVM yönetimi tarafından belirtildiği, üçüncü ve borçlu şirketin aynı alanda faaliyet gösterdiği, bu durumda borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerekmiştir.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 28.1.2021 tarih ve 2020/ 801 E. - 2021/ 306 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.12.2019 tarih ve 2017/ 457 Esas,2019/ 1023 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 24/11/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.