MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatıldığı, ipotek veren borçlu ...'ın icra mahkemesine başvurusunda; İİK'nun 150/ı maddesi gereği kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracığıyla borçlulara tebliğ edildiğini gösteren noterden tasdikli belgelerin bir suretinin takip dosyasına eklenmediğini ileri sürerek icra emrinin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesi tarafından istemin reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince; takip talebi ve ödeme emri içeriğinde hesap kat ihtarnamesinin tebliğ örneğinin yer aldığı ancak tebligat içeriğinde “banka tebliğleri-harçsız” yazmakla borçluya neyin tebliğ edildiğinin anlaşılmadığı, diğer yandan takip dosyası içeriğinde borçluya gönderilmiş herhangi bir hesap kat ihtarnamesine de rastlanılmadığı, bu durumda şikayetçi borçluya gönderilmiş usulüne uygun hesap kat ihtarnamesinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile icra emrinin şikayetçi borçlu yönünden iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 150/ı maddesinde; ''Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayri nakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149 uncu madde uyarınca işlem yapar'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan, ipotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye, İİK'nun 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar
yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki, İİK'nun 150/ı maddesinin son cümlesi; "Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması, Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer” hükmünü içermektedir.
Anılan madde hükmü gereğince, ipotekli taşınmaz maliki borçlu icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekir.
Somut olayda, takibe dayanak yapılan ... 21. Noterliği’nin 13.02.2014 tarih ve 2452 yevmiye numaralı ihtarnamesinin borçlu ......” adresine tebliğe çıkartıldığı ve “muhatap tanınmıyor iade” şerhi ile iade edildiği, ihtarnamenin tebliğe çıkartıldığı adresin, borçlunun takip dayanağı ipotek belgesinde yazılı adresi olduğu ve borçlu tarafından adres değişikliği konusunda bir bildirimde bulunulduğu ileri sürülmediğine göre ihtarnamenin ipotek senedinde yazılı adrese ulaştığı 15.02.2014 tarihinin hesap özetinin tebliğ tarihi olarak kabulü gerekir.
Bu durumda usulüne uygun muacceliyet ihtarının tebliğ edildiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin şikayetin reddine ilişkin kararı yerinde olup Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 11/11/2020 tarih ve 2019/2016 E. -2020/2141 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.