MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki ... ile T.C. ... A.Ş. tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu ve alacaklının sair fesih sebeplerinin yanısıra ihaleye fesat karıştırıldığını ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurdukları, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen dosyalardaki şikayetin esası incelenerek ihalenin feshine karar verildiği, davalı ihale alıcısı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddi ile ihale bedelleri üzerinden para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 134. maddesinde ihalenin feshi nedenleri teker teker belirtilerek gösterilmemiştir. Sadece "BK'nun 226.maddesinde yazılı", "satış ilanı tebliğ edilmemiş olması", "satılan malın esaslı niteliklerindeki hata" ve "ihaledeki fesat" nedenleriyle ihalenin bozulabileceğine değinilmiştir.
İhalenin bozulma nedenleri gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamasında;
1) İhaleye fesat karıştırılmış olması,
2) Artırmaya hazırlık aşamasındaki hatalı işlemler,
3) İhalenin yapılması sırasındaki hatalı işlemler,
4) Alıcının taşınmazın önemli nitelikleri hakkında hataya düşürülmüş olması şeklinde sıralanmıştır.
Somut olayda; şikayetçi tanıkları ... ve ...'in mahkeme huzurunda verdikleri ifadelerinde ''ihale salonunda yaklaşık 7-8 kişi olduğunu ,Samet Yazıcı'nın ihale salonunda bulunanlara hitaben "ben 99 nolu şu an satılacak olan dairenin kiracısıyım, halen kira kontratım devam etmektedir, bunu dikkate almanızı istiyorum,"dediğini, bunun üzerine ihaleye kimsenin girmediğini, ihaleye iştirak edecek olanların, kiracısı varmış tekrar mahkemelik olmayalım diyerek ihaleye girmediklerini söylediğini '' bildirdikleri görülmektedir.
Yine, tutanak Tanıkları tellal ... ve icra müdür yardımcısı ... beyanlarında '' davaya konu ihaleyi hatırladıklarını, ihale sırasında ihale salonunda tahminen 5-6 kişi olduğunu, daha öncesinde bir taşınmaz satışı daha yapıldığını, şikayete konu ihaleye sadece bir kişinin katıldığını '' bildirmiş olup, birbirini teyit eden tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde ihale öncesi gerçekleşen bu olayın başlı başına ihaleye katılmak isteyen 3. kişilere manevi telkinde bulunmak suretiyle ihaleye katılımlarına engel olabilecek nitelikte olduğu kuşkusuzdur.
Nitekim ihaleye yalnızca ihale öncesi manevi telkinde bulunan ...'nın katıldığı ve 1.600.000,00 bedelli taşınmazın 820.000,00 TL'ye satıldığı, ihale bedeli gözetildiğinde ihaleye yeterli katılım olmadığı gibi zarar unsurunun oluştuğu görülmektedir.
Bu durumda, ihalenin normal koşullar altında yapılmadığı, ihaleye katılmak isteyen alıcıların katılımının engellendiği ve bu şekilde ihaleye fesat karıştırıldığı anlaşıldığından; İlk Derece Mahkemesi’nin asıl dosya ve birleşen dosyada vermiş olduğu ihalenin feshine yönelik şikayetin kabulü kararı yerinde olmakla, Bölge Adliye Mahkemesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Asıl ve birleşen dava davacılarının temyiz itirazlarının kabulü ile, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 17.12.2021 tarih ve 2021/2959 E. 2021/3582 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.