MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki temlik alan tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine karşı borçluların yasal süresi içerisinde icra mahkemesine başvurularında, borca itiraz ve şikayet nedenlerini ileri sürerek takibin iptalini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesi’nce istemin reddine karar verildiği, borçlular tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce, istinaf başvurularının esastan reddedildiği, borçluların kararı temyiz etmeleri sonucu Dairemizce; yetkili hamil olan alacaklının, lehtar ve ciranta olan borçlulara takip yapabilmesi için keşidecinin protesto edilmiş olması gerektiği, ancak dosya kapsamında protesto evrakına rastlanılmadığı belirtilerek protesto evrakının varlığı ve süresinde olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, şikayetçi borçlular ... … Şti. ile ...’a hasren İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğu, mahkemece son celsede bozma ilamına uyulduğu, ancak bozma kapsamını aşacak şekilde tüm şikayetçiler yönünden takibin iptaline hükmedildiği görülmektedir.
6102 sayılı TTK'nun 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanun'un 714. ve 730. maddeleri uyarınca, belirli bir günde veya düzenleme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantaları takip edemez. Keşidecinin takip edilebilmesi için ise protesto şartı öngörülmemektedir.
Bilindiği üzere; mahkemeler, Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasına karar verdikleri takdirde, artık uyma kararı ile bağlıdırlar. Bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorundadırlar. Bozmaya uyma kararı ile bozma yararına olan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğmaktadır.
Somut olayda, takibe konu senette şikayette bulunan ... Ltd. Şti.’nin ciranta, ...'un ise lehtar olduğu, keşidecinin protesto edilmediği anlaşılmış olup, Dairemizin bozma ilamının adı geçenlere münhasır olduğu, bu suretle keşideci ... yönünden takibin iptali yönünde hüküm tesisinin yerinde olmadığı görülmektedir.
Öte yandan; mevcut icra dosyası kapsamına göre; şikayetçi borçlu ...’un 31.7.2019 tarihinde işbu şikayetin görülmesi sırasında öldüğü görülmüş olmasına rağmen dosya arasına mirasçılık belgesi alınmadığı gibi mirasçılarının takip dosyasına borçlu olarak eklendiğine ilişkin bir bilgiye de rastlanılmadığı anlaşılmakla, mahkemece adı geçen muris ...’un mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesi dosya arasına alınarak, takipte taraf olup olmadıkları da araştırılmak suretiyle, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılması ve şikayetin lehtar ile ciranta borçlular yönünden kabulüne ve takibin bunlar hakkında iptaline karar verilmesi gerekirken, tüm borçlular hakkında takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... 12. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 22.3.2022 tarih ve 2022/1 E. - 2022/318 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 23/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.