MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalılardan alacaklı ... A.Ş. tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, haczin yapıldığı adresle borçluların adresleri arasında bağlantı tespit edilmediği, haciz esnasında borçlular adına belgeye rastlanılmadığı, davacı üçüncü kişinin iddiasını ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı davalı alacaklı istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, haczin yapıldığı adresin ödeme emri tebliğ edilen adres olmadığı, haciz mahallinde borçlunun bulunmadığı, borçlu adına evraka rastlanmadığı, mülkiyet karinesinin 3.kişi lehine olduğu, karinenin aksinin alacaklı tarafından güçlü ve inandırıcı deliller ile ispatlanması gerektiği,alacaklının, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki danışıklı işlemler yapıldığını ve birlikte faaliyet gösterdiklerini ispat edemediği gerekçesi ile davacı üçüncü kişi Kempostar Gıda...Şti’nin açtığı davanın kabulüne, haciz sırasında istihkak iddiasında bulunan ...'un 3. kişi şirketin yetkilisi olmadığı anlaşıldığından davacı ...'un açtığı davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu edilen 9.10.2020 tarihli haciz tutanağında adres "... Mah. ... Asfaltı" olarak belirtilmiş, no vs açık olarak yazılmamış, davacı üçüncü kişinin ticaret sicil adresinin ise "... Kasabası ... sitesi arkası no: ..." olduğu görülmüştür. Bu durumda, dava konusu haczin tam olarak nerede yapıldığı,açık adresinin net olarak belirlenmesi, gerektiğinde yerinde yapılacak inceleme ile hacze katılan ... memurunun tanıklığı ile belirlenmesi, öte yandan borçlunun vergi kayıtlarının dosya kapsamına alınarak faaliyet gösterdiği yerlerin belirlenmesi, ticaret sicil kayıtlarına göre borçlu ile üçüncü kişi ortakları arasında bağ bulunup bulunmadığının denetlenmesi, haciz mahallinde kimin faaliyette bulunduğuna dair kolluk araştırılması yapılması, ondan sonra dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 gününde oy birliği ile karar verildi.