(5237 S. K. m. 22, 44, 89, 179)
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçlarından, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre,
1- Sanığın olay tarihinde 135 promil miktarında alkollü şekilde kullandığı aracıyla yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiği, 5237 sayılı TCK'nın Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu, somut olayda ise katılanın yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, 5237 Sayılı Kanunun 44. maddesi dikkate alındığında sanığın yalnızca bilinçli taksirle yaralama suçundan mahkum edilmesi gerektiği halde aynı zamanda trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanığın tam kusurlu olarak neden olduğu kazadan hemen sonra yapılan ölçümde 135 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve mahkemece eylemi bu şekilde kabul edildiği halde, sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin oluştuğunun ve cezasının 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 14.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy