(647 S. K. m. 6) (5237 S. K. m. 7, 61) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan delillere ve dosya içeriğine uygun gerekçeye göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık müdafinin 17.07.2008 tarihli dilekçesinde erteleme talebi olduğu halde, sanık hakkında 647 s. Kanunun 6 ncı maddesi yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmaması,
5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 s. Kanunun 9/3 üncü maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki kanunla sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra, sanığın lehine olan kanunun tespitiyle lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm tesisi yerine (5560 s. Kanunla değişik TCK'nın 61/9 uncu maddesi fıkrası uyarınca 19.12.2006 tarihinden önceki suçlarda temel cezanın adli para cezası olarak tercihi ve alt sınırdan ceza tayininde birim gün cezanın 5 gün olacağı da gözetildiğinde lehe olacağı), doğrudan 765 sayılı TCK'ya göre ceza verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı olmakla, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün istem gibi BOZULMASINA, 05.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy