(5237 S. K. m. 7, 53) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 455) (5271 S. K. m. 243)
Dava: Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
5237 sayılı TCK'nın 7/2, 5252 s. Kanunun 9/3 üncü maddeleri uyarınca suçun işlendiği zamandaki kanunla sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespitiyle lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun hükmün gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm tesisi gerektiği gözetilmeksizin soyut olarak 765 sayılı TCK'nın lehe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de:
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2005 tarih, 2005/8-155 esas, 2005/164 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, suç tarihi 2005 yılı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 455/1 inci maddesinde öngörülen adli para cezasının alt sınırının 450,00 TL'yi geçemeyeceği gözetilmeden "489,00 YTL" olarak kabulüyle yazılı şekilde sanığa fazla adli para cezası tayin edilmesi,
2- 765 sayılı TCK'nın sanık lehine olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu halde, sanığın sürücü belgesinin 5237 sayılı TCK'nın 53/6 ncı maddesi gereğince geri alınmasına karar verilerek karma uygulama yapılması,
3- Kamu davası açıldıktan sonra katılanlar vekili tarafından mahkemeye sunulan 03.04. 2006 tarihli dilekçeyle katılanların şikayetlerinden ve katılma taleplerinden vazgeçtiklerinin beyan edilmesi karşısında 5271 sayılı CMK'nın 243/1 inci maddesi gereğince katılmanın hükümsüz kaldığı gözetilmeden sanık aleyhine ve katılanlar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 s. Kanunun 8 inci maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321 inci maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy