(765 S. K. m. 72, 455) (5271 S. K. m. 169, 323) (647 S. K. m. 4)
Dava: Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Mahkeme tarafından hangi bilirkişi raporunun karara dayanak kabul edildiği bildirilmediğinden tebliğnamedeki 3 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir,
Ancak;
1) 30.07.2004 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağının ilk sayfasının işlemi yapan Cumhuriyet Savcısı tarafından imzalanmaması suretiyle CMK'nın 169/2. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Dosya içerisinde birbiri ile çelişen üç ayrı bilirkişi raporu olup mahkemece hangi rapora sebep itibar edildiği denetime olanak verecek şekilde bildirilmeden, hükmün gerekçesinde sanığın 1/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilmesine rağmen, hüküm fıkrasında sanığın 2/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek uygulama yapılmak suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında tayin edilen cezada kusur sebebiyle indirim yapılırken 765 Sayılı TCK'nın 455/son, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 647 Sayılı Kanunun 4 ve aynı neviden adli para cezaları içtima edilirken 765 Sayılı TCK'nın 72. maddelerinin gösterilmemesi suretiyle, CMK'nın 323/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy