(5237 S. K. m. 50, 51, 52, 89) (5320 S. K. m. 8, Geç. m. 2) (1412 S. K. m. 305, 317)
Dava: Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1- Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden kurulan mahkumiyete yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL'ye kadar (3000 TL. dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu,14.08.2006 tarihinden verilen mahkumiyet hükmüne karşı suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından 600 TL.'den ibaret mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca reddine,
2- Sanık hakkında taksirle yaralama suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanığın 275 promil alkollü olarak araç kullanarak, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği olayda sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması,
b) Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında TCK'nın 89/1. maddesi gereğince 90 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine karşın, TCK'nın 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesi şeklinde karar verilerek hükmün karıştırılması,
Sonuç: Kanuna aykırı olduğundan, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak bozulmasına, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 03.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy