(5237 S. K. m. 85) (5271 S. K. m. 216)
Dava ve Karar: Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmün tefhim edildiği oturumda, katılan vekiline söz verildikten sonra hazır bulunan sanık müdafine diyeceklerinin sorulmamasının, 5271 sayılı CMK'nın 216/1 inci maddesinde düzenlenen nisbi hukuka aykırılık oluşturabileceği, ancak aynı maddenin son fıkrasından sanığa tanınan bu hakkın savunma hakkıyla ilgili olduğu anlaşılmakla, anılan nisbi hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tali kusurlu olan ve hakkında mahkumiyet kararı verilen sanığın kişilik özellikleri ve kusur oranı lehine değerlendirilerek cezasının alt sınırdan tayin edildiği ve takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı halde, sanığın kusur durumu, eylemin niteliği, cezanın caydırıcılığının sağlanmasından bahisle yasal olmayan ve çelişkili gerekçelerle cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle hükümde çelişkiye düşülmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 s. Kanunun 8 inci maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321 inci maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy