(5327 S. K. m. 22, 53, 61, 85)
Dava ve Karar: Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir ancak;
1. İki sınır arasında temel ceza belirlenirken; 5237 sayılı TCK'nın 61 inci maddesi göz önüne alınarak suçun işleniş biçimi, sanığın taksire dayalı kusurunun derecesi nazara alınmak suretiyle adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek en üst sınırdan ceza tayini,
2. Sanığın olay sonrası yaralı olan maktülü kendi arabasıyla hastaneye götürmüş olması, savcılıkta alınan ifadesinde üzgün olduğunu beyan etmiş olması ve ağladığının gözlemlenmiş olması hususları da dikkate alınarak yargılama sırasında pişmanlığına rastlanmadığından bahisle bu hususta gerekçe gösterilmeden sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması,
3. Taksirli suçlarda uygulanamayan 53/1 inci maddedeki hak yoksunluğuna karar verilmesi,
4. Hükümde esas alınan 15.03.2006 tarihli ek bilirkişi yemin tutanağının katip tarafından imzalanmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 s. Kanunun 8 inci maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321 inci maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy