(5327 S. K. m. 22, 89) (5271 S. K. m. 237, 260)
Dava ve Karar: Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm şikayetçi vekili ile üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçi Y. T. tensip ara kararı uyarınca adli raporunun aldırılması için yazılan talimat nedeniyle verdiği 18.06.2008 tarihli beyanında katılma talebi olmadığını bildirmiş ise de, ifadesinin alınması için yazılan ayrı talimat nedeniyle verdiği 31.7.2008 tarihli beyanında katılmak istediğini beyan etmiş olmakla, şikayet ve delillerini sunduğu 31.7.2008 tarihli beyanına üstünlük tanınması gerekeceğinden tebliğnamedeki (1) nolu görüşe iştirak edilmeyerek, şikayetçinin davaya katılma isteği hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği de nazara alınıp 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi gereğince, katılma istemi karara bağlanmayanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçinin 5271 sayılı CMK'nın 237/2 nci maddesi uyarınca davaya katılmasına ve Av. Yakup Güler'in katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın saat 22:00 sıralarında kamyonetiyle tanık O. B.'a ait olup, arızalı olması sebebiyle 4-5 gündür Bingöl istikametine doğru sağ bankette park halinde bulunan tankerin yanına, bölünmüş çift şeritli yolun ters şeridine girip, mağdur N. B.'un beyanına göre farları açık ve kendi beyanına göre de dörtlü sinyal lambaları açık bir şekilde en sağdaki şeridi işgal ederek, park edip O. B.'la araçtan indikleri bir sırada hakkında düşme kararı verilmiş bulunan ve Bingöl istikametine doğru seyreden N. B.'un idaresindeki aracın, kamyonetin farlarını son anda fark etmesine rağmen bunu karşıdan gelen araç zannederek sellektör yaptığı ve kurtaramayarak aracıyla sanığın kamyoneti altına girerek kendisinden şikayetçi olmayan N. B.'un basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir derecede, R. A.'ın hayat fonksiyonlarını 4. derecede etkileyecek kemik kırığı olacak şekilde ve kendisinden şikayetçi olan Yalçın Topçu'nun hayat fonksiyonlarını 6. derecede etkileyecek kemik kırıkları olacak şekilde yaralanmalarına neden olduğu olayda bilinçli taksir şartlarının oluştuğu gözetilerek hakkında TCK'nın 22/3 üncü maddesinin uygulanması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1 inci maddesiyle temel ceza tayin edilirken adli para cezası ve hapis cezası seçeneklerinden hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 50/2 nci maddesi hükmüne göre hapis cezasının artık adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafii ile üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy