(1412 S. K. m. 326) (5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 85)
Dava ve Karar: Taksirle öldürme suçundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın bozmadan sonra duruşmaya çağrılarak dinlenilmesi ve 1412 sayılı CMUK'un 326 ncı maddesi gereğince sanığa hükmedilen cezanın önceki cezadan ağır olmaması nedeniyle tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 231 inci maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesi için öngörülen koşulların, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte, denetime olanak verecek şekilde, somut gerekçeler gösterilmek suretiyle değerlendirildikten sonra, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkemece kanunun amacına aykırı şekilde, sanığın cezasının ertelenmesi sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, oysa sanık lehine düzenlemelerden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının, seçenek yaptırımlardan ve erteleme hükümlerinden önce tartışılması gerektiği, sanığa verilen cezanın ertelenmiş olması sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle tali kusurlu olan ve ölenin yakınlarının da sanık hakkında şikayetçi olmadıkları gözetilmeksizin lehine olan bu düzenlemeden faydalandırılmaması,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy