(5271 S. K. m. 216) (5237 S. K. m. 50, 53) (5320 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 216/3 üncü maddesinde son sözün hükümden önce hazır bulunan sanığa verilmesi gerektiğinin düzenlenmiş bulunması karşısında; tebliğnamedeki Sanığın hazır bulunmadığı duruşmada son sözün, sanık savunmanına verilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek katılan vekiline verilmek suretiyle CMK'nın 216 ncı maddesine muhalefet edilmesi düşüncesiyle bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ceza miktarına, katılan vekilinin kusur durumuna ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Sanığın eylemi bilinçli taksirle işlemediği kabul edildiği ve sanık müdafii 10.12.2007 tarihli oturumda mahkumiyet kararı verilmesi halinde paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği halde, 5237 sayılı TCK'nın 50/4 üncü maddesi uyarınca, sanığa hükmolunan uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilip çevrilmemesi hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
2- Taksirle işlenen suçlarda 5237 sayılı TCK'nın 53/1 inci maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 s. Kanunun 8 inci maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321 inci maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy