(765 S. K. m. 230, 240)
Dava: Taksirle öldürme suçundan sanık A.'in beraatine ilişkin hüküm katılanlar vekili, sanık E.'un mahkumiyetine ilişkin hüküm ise sanık E. A. müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Katılan vekilinin sanık A. D. hakkındaki beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılama sonunda, sanığın üzerine atılı suç açısından taksirinin bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin sanıkların taksirle öldürme suçundan yargılanmaları gerektiğine, her iki sanığın da aynı derecede kusurlu olduğuna ilişkin ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün onanmasına,
2- Sanık E. A. müdafinin ve katılanlar vekilinin sanık E. A. hakkındaki mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Olay günü kronik tansiyon ve yüksek ateş şikayetiyle hastaneye yatırılan 37 haftalık gebe olan katılanın riskli gebelik durumu hakkında, nöbetçi ebeler tarafından telefonla aranarak bilgilendirilen icapçı doktor sanık E.'un, katılanın durumunu bizzat değerlendirmek için hastaneye gelmeyip telefonla ebelere ilaç tedavisi uygulamaları yönünde talimat verdiği, ebelerin bebeğin kalp atışının olmadığını tespit etmeleri üzerine hastaneye geldiği ancak bebeğin bu sırada ölü doğması şeklindeki olayda, sanık E.'un çağrılmasına rağmen hastaya gidip ilk müdahaleyi yapmamak şeklindeki eyleminin 765 sayılı TCK'nın 240. maddesindeki görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 230. maddesindeki görevi ihmal suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak bozulmasına, 25.04.2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy