(5237 S. K. m. 22, 89, 179)
Dava: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine dair hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın kusurunun bulunmadığına dair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Meydana gelen olayda basit tıbbi müdahale giderilebilir şekilde yaralanan ve kovuşturma aşamasında duruşmaya davet edilmediğinden beyanı tespit edilemeyen müşteki G. K.'nın 23.6.2010 tarihinde kollukta tespit edilen beyanında motosikletinin hasarı ve tedavide geçen günlerinin tazmini halinde davacı ve şikayetçi olmadığını beyan ettiği, müşteki ve sanık beyanlarıyla dosyada bulunan evraklardan sanığın müştekinin zararlarını gidermediğinin anlaşılması karşısında, bir fiil birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın eyleminin zarar suçu niteliğinde olduğu da değerlendirilerek eylemine uyan bilinçli taksirle yaralama suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı C.M.U.K.un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, C.M.U.K.un 326 /son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının gözetilmesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy