(5237 S. K. m. 50, 61, 179)
Dava: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine dair hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: İki sınır arasında temel ceza belirlenirken, cezanın alt ve üst sınırını oluşturan ceza miktarları, suçun işleniş şekli, kastın ağırlığı, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, daha önce iki kez alkollü araç kullandığı için sürücü belgesine el konulduğunu söyleyen, hakkında Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/1120 Esas 2008/800 Karar sayılı ilamıyla daha önce trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 500 TL adli para cezasına dair adli sicil kaydı bulunan, kazadan yaklaşık 3 saat sonra yapılan kontrolde 2.05 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın, idaresindeki araçla şehir içinde park halindeki araca çarpması şeklindeki olayda, kastın yoğunluğu, suçun işleniş şekli, sanığın suçtan sonraki davranışları suçtan meydana gelen zararın ağırlığı maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, T.C.K.nin 61/1. maddesi uyarınca adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında asgari hadden ceza tayini ve 5237 Sayılı T.C.K.nin 179/3. maddesinde yer alan suçun oluşabilmesi için failin almış olduğu alkolün etkisiyle aracını başkalarının hayatı, sağlığı veya mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde kullanması yeterli olup unsurları oluşan suç sebebiyle uygulama olanağı bulunmayan olası kast hükümlerinin uygulanması sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve incelenen dosya kapsamına göre sanığın; üzerine atılı suçu işlemediğine ve ceza miktarına dair temyiz itirazlarının reddine, ancak
5237 Sayılı T.C.K.nin 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan 18 yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, sanığın adli sicil kaydındaki hapis cezasını içeren ilamların silinme koşullarının gerçekleşmiş olmasına göre; sanığın mahkum edildiği 30 günün altındaki hapis cezasının T.C.K.nin 50/3. maddesi gereğince aynı maddede öngörülen seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi.
Sonuç: Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı C.M.U.K.un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 05.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy