(5237 S. K. m. 179) (5271 S. K. m. 193, 223) (YCGK. 20.10.2009 T. 2009/11-89 E. 2009/243 K.)
Dava: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatına ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 89/243 sayılı kararında belirtildiği üzere; davaların gereksiz yere uzamasını engellemek amacıyla ihdas edilen ve toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gereken hallerde, sorgu yapılmadan davanın bitirilmesine imkan sağlayan, 5271 sayılı CMK'nın 193/2. maddesinin "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir" hükmünün aynı Kanunun 223. maddesinin 9. fıkrasındaki, "derhal beraat kararı verilebilecek hallerde, durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez" hükmü ile bir bağlantısı bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki mahkemece sanığın savunması alınmaksızın beraat kararı verilmesi sebebiyle hükmün bozulmasını öneren düşünceye iştirak edilmemiştir; ancak,
Dosyada mevcut raporlarda ve tutanaklarda her ne kadar sanığın, kaç promil alkollü olduğu belirtilmemiş ise de, sanık hakkında adli rapor düzenleyen hekimin, sanığın aşırı derecede alkollü olduğunu, hayati tehlikesinin bulunduğunu bildirmesi, sanığın alkollü olması sebebiyle ifadesinin alınamadığının tutanak altına alınmış olması ve tanık G. A.'un "sanık arkadaşları ile alkol aldı, ben almadım, aracı ilçeye ben getirdim, bu sırada sanık uyudu, o uyurken ben araca gübre yüklüyordum, birden araç çalıştı, ben de taksi tutup, arkasından gittim, 700-800 m sonra sanığın dereye uçtuğunu gördüm" şeklindeki ifadesinden sanığın almış olduğu alkolün etkisi ile emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak durumda olduğunun, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğinin anlaşılması karşısında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun yasal unsurlarının oluşmasına rağmen sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi;
Sonuç: Kanuna aykırı olup, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02.07.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy