(5237 S. K. m. 85) (5271 S. K. m. 173)
Dava: Taksirle ölüme neden olma suçundan şüpheliler M. B. ve A. G. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kozan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 20.03.2012 tarihli ve 2008/2446 soruşturma 2012/734 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına, soruşturmanın genişletilip, delillerin değerlendirilerek soruşturmanın sonuçlandırılmasına dair mercii Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2012 tarihli ve 2012/461-değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesince, müteveffanın cesedi üzerinde gerektiğinde fethi-kabir suretiyle klasik otopsi işlemi gerçekleştirilmesi, müteveffanın Kozan Devlet Hastanesindeki yatışı süresince tıbbi bakımını yapan hemşirelerin de varsa tanık olarak dinlenilmesi, lüzum görüldüğünde Adli Tıp Kurumundan detaylı ve tam kanaat verici rapor aldırıldıktan sonra, şüphelilerin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle, itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına, soruşturmanın genişletilip, delillerin değerlendirilerek soruşturmanın sonuçlandırılmasına karar verilmiş ise de, Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hekimlerin ölüm olayında sorumluluğu bulunup bulunmadığına dair Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan 27.08.2010 tarihli ve 8860 sayılı rapor alındığı, keza Kozan Devlet Hastanesinde çalışan görevlilerin tanık olarak ifadelerine başvurulduğu ve mevcut delillerin değerlendirilmesi yapılarak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği anlaşıldığından mercii tarafından soruşturmanın genişletilmesine gerek görüldüğü takdirde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/3. maddesinde yer alan, "Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir" şeklindeki düzenleme karşısında, soruşturma eksikliklerinin Cumhuriyet Başsavcılığınca tamamlanmasına yönelik olarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.06.2012 gün 2012/10407/35754 sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/168063 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 5271 sayılı CMK'nın 174. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara itiraz üzerine itiraz mercii olan Ağır Ceza mahkemesince soruşturmanın genişletilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı takdirde, bu incelemeyi o yer sulh ceza hakimine yaptırabileceği veya kendisinin yapacağı, soruşturma sonucunda da itirazın reddine veya kabulüne karar verileceği, itirazın kabulü halinde ise iddianame düzenlenmesi için evrakı o yer Cumhuriyet Başsavcılığına göndereceği, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin evrakta hiçbir soruşturma işleminin yapılmaması halinde, soruşturma yapmak üzere evrakın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekmekle birlikte, inceleme konusu olayda olduğu gibi soruşturma eksikliğini giderdikten sonra bir karar verilmesi yerine soruşturmanın eksik yapıldığından bahisle itirazın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup,
Sonuç: Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Ceyhan Ağır Ceza Mahkemesinin 19/03/2012 tarih ve 2012/461 D.İş sayılı kararının CMUK'un 309. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 18/10/2012 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy