(5237 S. K. m. 12, 22, 53, 61, 85, 89)
Dava ve Karar: Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine dair hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine dair yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Olay günü saat 10.45 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil bölünmüş tek yönlü, üç şeritli, yatay güzergahta hafif virajlı otoyolda Ankara'dan Çanakkale ili istikametine doğru seyri sırasında, yolun iki şeride düşerek daralması sebebiyle 70 kilometre hız tahditi levhası bulunan bölümüne geldiğinde, sanığın savunmalarında kabul ettiği üzere 150 km hızla seyrini sürdürmesinden dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek, önce yolun sol tarafındaki çelik bariyerlere çarpmasından sonra yön değiştirip, kaplama üzerinde 53 metre kazıntı ve sürtünme izi bırakmasını müteakip sağdaki bariyerlere çarpması sonucunda, arka koltukta oturan sanığın kayınvalidesi Y. U.'ın otomobilin savrulması esnasında açılan arka kapıdan yol kenarındaki beton su kanalına düşerek öldüğü, diğer yolcu G. A.'ın cruriste kopma kırığı, pelvik fraktür, bilateral pubis ve acetabulum kırıkları oluşacak biçimde yaralandığı olayda, asli kusurlu olduğu tespit edilen sanığın eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturduğu ve mağdur G. A. sanıktan şikayetçi olmamış ise de, 5237 Sayılı T.C.K.nin 89/5. maddesi gereği bilinçli taksir halinde basit nitelikli olmayan yaralanmaların takibinin şikayete bağlı olmadığı dikkate alınarak, sanığın eyleminin 5237 Sayılı T.C.K.nin 85/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve görevli mahkemenin 5235 Sayılı Kanunun 12. maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesi olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekeceği düşünülmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurması,
2-) Kabule göre de,
a-) Sanığın sürücü belgesi bilgileri incelendiğinde çok sayıda hızlı araç kullanmak sebebiyle cezasının bulunduğu ve olayın oluşumunda asli kusurlu olduğu tespit edilen sanık hakkında, 5237 Sayılı T.C.K.nin 22/4 ve 61. maddelerine göre temel cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi şartları gözetilmeden, asgari hadden ceza tayini,
b-) 5237 Sayılı T.C.K.nin 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden anılan madde ile hak yoksunluğuna hükmedilmesi.
Sonuç: Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı C.M.U.K.un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1412 Sayılı C.M.U.K.un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 06.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy