(1412 S. K. m. 310, 317) (2863 S. K. m. 67, 75) (5237 S. K. m. 53) (5271 S. K. m. 232)
Dava: 2863 Sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanık C. C.'in mahkumiyetine dair hüküm adı geçen sanık; sanık D. T.'in beraatine dair hüküm müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 12.8.2007 şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Mahkemece, yokluğunda verilen hüküm müşteki vekiline 11.5.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde. 1412 Sayılı C.M.U.K.un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 23.5.2012 tarihinde hükmün temyiz edildiği anlaşıldığından, müşteki vekilinin temyiz isteminin 1412 Sayılı C.M.U.K.un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak reddine,
Antika alım satım işi ile iştigal eden sanık C. C.'in, kendisinde mevcut üç adet mermer kuyu bileziğini satmak üzere sanık D. T.'e göstererek, 2863 Sayılı Kanunun 67/2 maddesinde sayılan seçimlik hareketlerden satışa arz fiilini gerçekleştirdiği anlaşılmakla:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, suça konu eşyaları tarihi eser olduklarını bilerek satmadığına dair yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 Sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, dosyanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü görevlilerince soruşturma aşamasında düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesi.
Kabule göre de:
1- 5237 Sayılı T.C.K.nin 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi.
2- Sanık hakkında tayin edilen gün para cezasının miktarı belirlenirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 Sayılı C.M.K.nin 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
3- 2863 Sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarının aynı Kanunun 75. maddesi uyarınca Müze Müdürlüğü'ne teslimine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin müsaderesine hükmedilmesi.
Sonuç: Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı C.M.U.K.un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy