(5237 S. K. m. 22) (YCGK. 25.03.2008 T. 2008/9-43 E. 2008/62 K.) (YCGK. 01.02.2005 T. 2004/9-213 E. 2005/3 K.) (YCGK. 23.03.2004 T. 2004/1-12 E. 2004/68 K.)
Dava ve Karar: Taksirle öldürme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hükümler, müdafii tarafından temyiz edilmekle, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçesi içeriğinin trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden suç vasfına yönelik olduğu kabul edilerek her iki suç yönünden yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
İstisnai bir kusurluluk şekli olan taksir, 5237 sayılı TCK'nın 22/2. maddesinde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi şeklinde tanımlanmıştır. Toplumsal yaşamda belli faaliyetlerde bulunan kimselerin başkalarına zarar vermemek için bir takım önlemler alması ve bazı davranış kurallarına uyma zorunlulukları bulunmaktadır. Bu kurallar toplum olarak yaşama zorunluluğundan doğabileceği gibi, Devletin müdahalesiyle de ortaya çıkabilmektedir. Taksirli suç bu kuralların ihlal edilmesi sonucu belirir, fail tedbirli ve öngörülü davranmamış olduğu için cezalandırılır. Bu bakımdan sorumluluğun nedeni, öngörebilme imkân ve ödevinin varlığına rağmen sonuca iradi bir hareketle neden olmaktan kaynaklanmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.03.2008 tarih ve 43-62; 01.02.2005 tarih ve 213-3; 23.03.2004 tarih ve 12-68; 09.10.2001 tarih ve 181-204; 21.10.1997 tarih ve 99-202 sayılı kararları başta olmak üzere, birçok kararında da vurgulandığı üzere, öğretide ve uygulamada taksirin unsurları;
1- Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması,
2- Hareketin iradiliği,
3- Neticenin iradi olmaması,
4- Hareketle netice arasında nedensellik bağının bulunması,
5- Neticenin öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmemiş olması, şeklinde kabul edilmektedir.
Bilinçli taksir ise 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde, kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi olarak tanımlanmıştır. Taksir ile bilinçli taksir arasındaki ayırıcı ölçüt taksirde failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörmemesi, bilinçli taksir halinde ise bu neticeyi öngörmüş olmasıdır.
Bilinçli taksirde gerçekleşen sonuç, fail tarafından öngörüldüğü halde istenmemiştir. Gerçekten neticeyi öngördüğü halde, sırf şansına veya başka etkenlere, hatta kendi beceri veya bilgisine güvenerek hareket eden kimsenin tehlike hali, bunu öngörmemiş olan kimsenin tehlike hali ile bir tutulamaz; neticeyi öngören kimse, ne olursa olsun, bu neticeyi meydana getirecek harekette bulunmamakla yükümlüdür.
Tüm açıklamalar çerçevesinde;
1) Meskun mahalde, ehliyetsiz olan suça sürüklenen çocuğun otomobil ile meskun mahal hız sınırları üzerinde iki yönlü çok şeritli caddede seyri sırasında, soldan sağa geçmek isteyen ölene gidişe göre sağ şeritte kavşak başına 19 metre mesafede çarpması sonucu meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, TCK'nin 22/3. maddesi gereğince artırım uygulanması suretiyle fazla ceza tayini;
2) Meydana gelen olayda trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle öldürme suçlarının oluştuğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan suça sürüklenen çocuğun eylemi sonucu zarar suçunun gerçekleştiği ve bu durumda taksirle öldürme suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy