(5271 S. K. m. 142)
Dava: Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne dair hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak,
5271 Sayılı C.M.K.nin 142/1. maddesine göre koruma tedbirleri sebebiyle tazminat istemlerinin hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde davaya konu edilebileceği, tazminat davasına dayanak teşkil eden Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20.4.2009 tarihli 2007/211 Esas - 2009/72 Karar sayılı beraat hükmünün 20.4.2009 tarihinde davacı müdafinin yüzüne karşı verildiği, dayanak ceza dava dosyasının UYAP ortamında yapılan incelemesinde hükmün davacı aleyhine temyiz edilmediğinin anlaşılması karşısında davacı açısından hükmün kesinleşme tarihi 28.4.2009 olarak kabul edilip ayrıca, davacının kefalet için yatırdığı paranın iade edilmesine yönelik olarak 4.11.2009 tarihinde Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazıldığı davanın ise 19.4.2011 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında davanın kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde açılmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi.
Kabule göre de;
Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 288 gün süreyle tutuklu kalan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp fazla tayini,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı C.M.U.K.un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy