(5237 S. K. m. 53, 58) (2863 S. K. m. 6, 74)
Dava: 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın adli sicil kaydında bulunan, ...1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/02/1998 tarih, 1997/...Esas, 1998/...Karar sayılı ilamı tekerrüre esas olup, hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın, haklarında aynı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, kültür varlıkları bulmak amacıyla, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamı dışında kalan ...Köyü ... mevkindeki mera vasıflı alanda, yaklaşık 1.45 m derinliğinde, 3 m uzunluğunda, 2.10 m genişliğinde çukur açmak suretiyle izinsiz kazı yaptığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak delil bulunmadığına, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamı dışında kalan bölgede izinsiz kazı yapma eyleminin, aynı Kanunun suç tarihi itibariyle yürürlükte olan 74/2. cümlesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik 74/1-2. cümlesine temas eden suçu oluşturduğu, sözü edilen hükümler somut olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle lehe kanun karşılaştırması yapılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerektiği gözetilmeksizin, herhangi bir mukayese ve değerlendirme yapılmadan 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesi uygulanarak hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesi uyarınca sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, hak yoksunluğu süresinin koşullu salıverilme tarihine kadar olması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy