Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Davacıların tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Haksız olarak tutuklandığı ileri sürülen ...’in 20.09.2007 olan ölüm tarihinden sonra,11.11.2009 tarihinde 466 sayılı Kanun hükümleri uyarınca açıldığı anlaşılan davada Medeni Kanun hükümlerine göre ölenin davanın ve hukuki münasebetin sujesi olabilme ehliyeti ortadan kalktığı gözetilerek mirasçılar adına açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak, yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak;
Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı hazine yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkartılarak bunun yerine 2. bent olarak "Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre karar tarihinde geçerli olan 2.400 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy