(5237 S. K. m. 49, 50, 52) (5271 S. K. m. 232) (5320 S. K. m. 8)
Dava: Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay günü sanığın idaresindeki araçla alacakaranlık ve karlı yolda meskun mahalde döneceği yeri kararlaştıramaması nedeniyle hatalı manevra sonucu aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek orta refüj başında bulunan yön levhasına çarptığı ve aracındaki bir kişinin öldüğü olayda sanığın tam kusurlu olduğu, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, taksirle öldürme suçunun maddede öngören cezanın 2 ila 6 yıl arasında olduğu gözetilip, sanık hakkında hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gerekirken, temel cezanın asgari hadden çok az uzaklaşılarak, 2 yıl 3 ay olarak belirlenmesi,
Kabule göre de;
2- Sanık hakkında hükmolunan 1yıl 10 ay 15 gün hapis cezasının TCK'nın 49/2. maddesi uyarınca uzun süreli olması nedeniyle, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevirmenin yasal dayanağını oluşturan TCK'nın 50/4 maddesinin gösterilmemesi, sanık hakkında hükmedilen hapis cezası, adli para cezasına çevrilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirtilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesi ile TCK'nın 52/3. maddesine aykırı davranılması,
3- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak bozulmasına, 22.05.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy