(5237 S. K. m. 85) (5271 S. K. m. 232, 234)
Dava: Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine dair hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin eksik inceleme ve araştırmaya, kusura dair yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olayda yaralanan 1995 doğumlu mağdur D. D.'ın, annesi A. D., Cumhuriyet Başsavcılığındaki 25.4.2007 tarihli ifadesinde, sanıktan şikayetçi olmamış ise de, iddianamedeki sanığın taksirli eylemi neticesi V. B.'ın ölümüne ve 1995 doğumlu D. D.'ın da yaralanmasına sebebiyet verdiği şeklindeki anlatımla mağdurun babasının şikayet yönünden beyanının alınmaması karşısında, suç tarihinde mağdurun anne ve babasının velayet hakkını birlikte kullanıp kullanmadıkları araştırılarak birlikte kullandıklarının saptanması halinde mağdurun inceleme tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal ettiği de gözetilerek vazgeçme konusundaki beyanı saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- İki sınır arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı da nazara alınmak suretiyle, uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asli kusurlu sanık hakkında adalet ve hakkaniyetle bağdaşmayacak şekilde asgari hadden ceza tayini,
2- Kendisini vekil temsil ettiren katılan yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Mağdur D. D.'ın yargılama aşamasında 18 yaşını doldurmamış olduğu gözetilerek C.M.K.nın 234. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kendisine bir vekil tayin edilmemesi,
4- Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle C.M.K.nın 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
Sonuç: Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı C.M.U.K.un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 02.12.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy