(6098 S. K. m. 56)
Dava: Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacı vekilinin dosyada bulunan vekaletnamesinde tazminat davası açma yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, davacı asil dinlenerek, vekilinin açtığı tazminat davasına muvafakat edip etmediğinin sorulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik dununu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminatın belirtilen ölçütlere uymayıp az olduğunun gözetilmemesi,
3- Davacı vekili 01.03.2011 tarihli duruşmada davayı 25,000 TL maddi, 25.000 TL manevi tazminat olarak ıslah ettiğini bildirdiği halde maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı olup davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMAS1NA, 29.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy