(2004 S. K. m. 16)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Yeliz Aziz Peker tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Karar: 1- Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Temyiz defterine kaydının olmadığı ve harcının da yatırılmadığı anlaşılan borçlunun temyiz dilekçesinin REDDİNE;
2- Alacaklının temyiz itirazlarına gelince;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte 79.776,92 TL alacağın, takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 60 faiziyle birlikte tahsilinin istendiği, takibin bu haliyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Takip tarihinden sonrasına değişen oranlarda faiz uygulanabilmesi için, talep edilen faiz oranının takip tarihi itibariyle ticari veya yasal faiz oranına denk olması gerekir. Böyle bir durumda alacaklının ticari ya da yasal faiz istediği kabul edileceğinden, faizin anılan faiz türlerine göre değişen oranlarda hesaplanması gerekmekte olup, bu husus borçlu tarafından her zaman ileri sürülebilir.
Somut olayda ise 27.5.2011 tarihli takip talebinde takip tarihinden itibaren yürütülmesi istenen işleyecek % 60 faiz oranının, yasal ya da ticari temerrüt faiz oranına denk gelmediği açıktır. Bu durumda talep edilen faiz oranı, belirtilen faiz oranlarına uygun olmadığından ve faiz oranına itiraz da edilmediğinden, alacaklının takipten sonrası için, yasal ya da avans faiz oranının uygulanmasını istediği sonucuna varılamaz.
Dolayısıyla, takip tarihinden sonraki dönem için işlemiş faizin belirlenmesinde, değişen oranlarda avans faiz oranlarına göre hesaplama yapılması mümkün olmayıp; kesinleşen % 60 faiz oranı esas alınmalıdır.
O halde, mahkemece, yukarıda değinilen açıklamalar doğrultusunda, takipten sonrası için işleyecek faiz oranının itirazsız kesinleştiği hususu göz önünde bulundurularak, şikayetin süreden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428 inci maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.01.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy