(5271 S. K. m. 147, 191, 193)
Dava: Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.11.2007 tarih, 2007/7-248 Esas ve 2007/251 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, duruşmaya gelmeyen sanık hakkında yargılama yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak görülen ve 1412 sayılı CMUK'un 223/son maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 193/2. maddesinin ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı uygulanabilecek hallerle sınırlı olarak uygulanabileceği, “iddianamede tarif edildiği şekli ile fiilin suç teşkil etmemesi ve fiilin suç olmaktan çıkarılması halleri” dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması alınmadan beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeden, derhal beraat kararı verilmesi gereken bir durum bulunmadığı halde, CMK'nın 193/son maddesine yanlış anlam verilerek, CMK'nın 191. ve 147. maddeleri gereğince sanığın savunması alınmadan sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
Sanık ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili seyir halindeyken, karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya ...'a çarpması neticesinde ...'ın basit tıbbi müdahale ile iyileşir şekilde yaralandığı olayda, sanığın soruşturma aşamasında alınan ...'ı korna ile bir kaç kez ikaz etmesine rağmen soluna bakmadan sağa bakarak karşıya geçtiği, birden arabanın önüne fırlaması neticesinde frene basıp direksiyonu sola kırdığı ancak kurtaramadığı şeklindeki beyanı karşısında, hükme esas alınan 28.05.2014 tarihli raporda, ...'ın yayaların uyacakları kuralı ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğu, sanık ...'nın Karayolları Trafik Kanununda belirtilen kurallardan ihlalinin bulunmadığı gerekçesiyle kusurunun olmadığının kabul edilmesinin, oluşa uygun olmadığı anlaşıldığından, sanığın kusur durumunun mahkemece tespit edilebilmesi amacıyla dosyanın yeniden rapor alınarak ve sanığın hukuki durumunun tespit ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamıyla uyuşmayan bilirkişi raporuna itibarla eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerde 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.02.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)