Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması eylemli uyma niteliğinde olup, bozma ilamında gösterilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup;
Bozma ilamına eylemli uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın olayın meydana geldiği binada iki adet dairesinin olduğu, sanığın tüm aşamalardaki benzer ifadelerinde özetle “Olay tarihinde bina henüz inşaat aşamasındaydı. İnşaatı yapan ... idi. ... inşaat için hazırladığı iskeleyi bulunduğu halde bırakıp olay yerinden kaçmıştı. Ben de bu iskelenin birinin başına çökmemesi için iskeleyi onarmak ve kalan inşaat eksikliklerini tamamlamak için ...'tan birini bulup getirmesini istedim. ... da müşteki ...'yu alıp getirdi. ...'ya günlük 120 TL'ye bu işleri yapması için anlaştık. O tarihte ... inşaatı bırakıp kaçtığı için olayla bir ilişkisi yoktu. Celal o gün inşaatta çalışmaya başladı. Yarım saat kadar çalıştıktan sonra iskelenin üzerinden inerken düşüp yaralanmış. Olay tarihinde binanın yöneticileri bu görevi bana vermişlerdi. Hepimiz 4-5 bin TL para toplayıp binanın tüm onarım işlerini yapacaktık. Ben bu paranın 800 TL'sini peşin olarak müşteki ...'ya verdim.” şeklindeki ifadesi ile katılan ile katılanı inşaata getiren tanık ...’ın ifadeleri hep birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde, sanığın yarım kalan bina inşaatının yapımının tamamlanması işi ile ilgili olarak, diğer kat maliklerinin de onayını alarak bizzat ilgilendiği, nitekim sanığın kolluk ifadesinde mesleğinin müteahhit olduğunu beyan ettiği, katılan işçinin kalıp iskelesinden düşmesini engelleyici gerekli iş güvenliği tedbirlerini işveren olarak alması gerekir iken, bu hususu tamamen işçinin insiyatifine terk etmesi nedeni ile kusurlu olan sanığın mahkumiyetine yerine beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy