Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK'nın 223/2-3 maddesi gereğince beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan ve müştekiler vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olayda babaları ...’un ölümü nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan müştekilerin, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, vekili aracılığı ile hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan müştekilerin 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Olay tarihinde saat: 20.55 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki otomobil ile olay yeri ışık kontrollü kavşağa gelip, kendisine hitap eden kırmızı ışıkta sola dönüş yaptığı sırada, solundan aynı kavşağa gelen, tanık ... ve ...’un beyanına göre hızlı bir şekilde kendisine hitap eden yeşil ışıkta kavşağa giren sanık ... yönetimindeki otomobil ile çarpışması sonucu; hükümden sonra ...’in öldüğü, sanık ve aracındaki yolcunun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı olayda;
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 11.06.2017 tarihinde ölen temyiz dışı katılan sanık ... hakkında Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 19.03.2018 tarihli raporu ile “kişinin ölümü ile 23.01.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması arasında illiyet bağı bulunduğu” mütalaa edilmiş olup; sanık hakkında TCK’nın 85/1. maddesi uyarınca kamu davası açılması sağlanıp, yukarıda izah edilen oluş çerçevesinde kaza tespit tutanağı, 12.09.2014 tarihli İstanbul Teknik Üniversitesi heyet bilirkişi raporu ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre sanığın hukuki durumu nun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy