Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62, 50/3-1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın 1.63 promil alkollü olarak kullandığı araçla park halindeki bir araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği de gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hak ve nasafete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve daha önce kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum olduğu anlaşılan sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi bozma öncesi kararın yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi sebebiyle kazanılmış hak oluşturduğundan bozma sebebi yapılamamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının cezanın az olduğuna yönelik temyiz talebinin reddine ancak;
TCK'nın 52/4. maddesi gereğince taksit sayısının dörtten az olamayacağı gözetilmeyerek, tayin olunan adli para cezasının iki taksitte ödenmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 6. paragrafındaki “2” ibaresinin “4” olarak değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy