Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : Taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/4, 22/3, 62/1, 51/3-7, 53/1-2-3-6. maddeleri gereğince mahkumiyet,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan ceza verilmesine yer olmadığına
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm sanık ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2,50 promil alkollü olan sanık ...’ın idaresindeki otomobille geceleyin meskun mahaldeki aydınlatma bulunan çift yönlü yolda seyri sırasında kaza mahalli olan kavşak kısmına yaklaştığında direksiyon hakimiyetini sağlayamayarak zikzaklar çizerek karşı şeride geçmesi sonucu karşı yönden seyreden katılan ... idaresindeki araçla ön ksımlarından çarpışmaları sonucu müşteki Hasan’ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, katılan ...’nın hayati tehlike geçirecek ve yüzde sabit iz olacak şekilde, katılan ...’ın ise hayati fonksiyonlarına etkisi 3. derece kırık olacak şekilde yaralanmasına tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda;
(I)Taksirle yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın kusur durumuna ve katılanlar vekilinin verilen cezanın yetersiz olduğuna yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmesi,
2-Cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51/8. maddesi uyarınca denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının belirtilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 2 ile numaralandırılan fıkrasının 4. paragrafının hükümden çıkarılması ve yine aynı fıkrada bulunan 9. paragraftan sonra gelmek üzere “TCK'nın 51/8. maddesi uyarınca denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağının sanığa bildirilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
(II)Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan verilen beraat hükmünün temyiz taleplerinin incelenmesine gelince:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre taksirle yaralama suçunun zarar suçu, TCK'nın 179/3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun ise tehlike suçu olması, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu kriterinin esas alınması gerektiği buna göre; sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde, sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi ya da şikayetten vazgeçme nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK'nın 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasının kabul edilmesi karşısında; taksirle yaralama mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (1) ile numaralandırılan fıkrasında yer alan "ceza verilmesine yer olmadığına" ibaresinin "hüküm verilmesine yer olmadığına" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy