Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 06.04.2016
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 62, 50/1, 52/2-4. maddeleri gereğince
mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/4-394 E. 2018/478 K. sayılı 25.10.2018 tarihli kararında “soruşturma evresinde tarafların kabul etmemeleri nedeniyle sonuçsuz kalan uzlaştırmanın maddi ceza hukuku boyutunu ilgilendirmeyen, münhasıran uzlaştırma yöntemine yönelik olması nedeniyle usule ilişkin olduğu konusunda kuşku bulunmayan değişikliğin, derhal uygulama ilkesinin zorunlu bir gereği olarak daha önce usulüne uygun olarak yerine getirilmiş olan uzlaştırma girişimine ilişkin işlemlerin yenilenmesini gerektirmediği” şeklindeki görüşü karşısında; sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında sanık ile katılanlar arasında uzlaşma sağlanamadığı, kovuşturma aşamasında katılanların ve sanığın uzlaşma konusunda bir çabaları ve dosyaya yansıyan bir iradelerinin bulunmadığı dikkate alındığında, uzlaşmanın yargılamaya bir fayda sağlamayacağı ve yargılamayı gereksiz yere uzatacağı anlaşılmakla tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Olay tarihinde gündüz, yerleşim yerinde, bölünmüş yolda, sanık, idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken aynı yönde ön ilerisinde seyir halinde olan pat pat tarım aracına çarparak üç kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği, mahkeme keşfi ve trafik bilirkişi raporu ile sanığın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın kusur oranına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA; 16.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy