Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : Sanık ... hakkında TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri gereği mahkumiyet
Sanık ... hakkında TCK’nın 85/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri gereği mahkumiyet ve CMK’nın 231/5-6. maddeleri gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Taksirle öldürme suçundan sanık ...’ın mahkumiyetine; sanık ...’ın mahkumiyeti ile hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı, mahkemece verilen kararın temyize değil, itiraza tabi olduğu nazara alınarak, sanık müdafinin 02/11/2015 havale tarihli temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde olduğu değerlendirilerek CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca dosyanın merciine gönderilmesi gerektiği, bu aşamada dairemizce incelenecek bir hüküm bulunmadığı anlaşılarak dosyanın isteme uygun olarak incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Olay günü ... Plastik isimli iş yerinde, yapım ve tamir aşamasındaki bölümde inşaat alanındaki duvarlara alçı çekilmek amacıyla kurulan metal iskelenin bir bölümünün parçalara ayrılarak yıkılması ve parçalanması sonucu işyerinin inşaat işini üstlenen ve sanığın şantiye şefi olarak çalıştığı ... İnşaat Müteahhitlik firmasının sigortalı çalışanı olan ...’ın dengesini kaybederek düştüğü ve beyin kanaması sonucu öldüğü olayda;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.10.2009 tarihli ve 2009/1-85/242, 08.06.2010 tarihli ve 2010/1-35/140 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda, sanıklar arasında menfaat çatışması oluştuğunun kabulü gerektiğinden, aynı suçtan yargılanan ve kusurlu olduğu iddia olunan sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğu nazara alınarak sanıkların ayrı müdafiler tarafından savunulması gerektiği gözetilmeksizin, aynı avukatın her iki sanık müdafii olarak duruşmaya katılması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38. maddelerine aykırı davranılması,
2- TCK'nın 50/4. maddesi gereğince, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa adli para cezasına çevrilebilmesine rağmen mahkemece “sanığın 2 yıl ve üzeri hapis cezası alması" gerekçesine dayanılarak TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle aynı yasa maddesinin 4. fıkrasına muhalefet edilmesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmesi,
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.07.2009 tarih ve 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "sanığın saiki" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi;''
Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA; 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy