Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 22/3, 89/2-b-e, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre;
Olay günü saat 23:30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde iken kaza mahaline geldiği sırada yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan katılan ...'a çarparak hayati fonksiyonlarını 4. derecede etkileyecek şekilde vücudunda kemik kırığının oluşmasına neden olduğu olay sebebi ile dinlenen tanıkların aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanları ile de sabit olduğu üzere; sanığın kırmızı ışık ihlali yaparak kavşağa hızlı giriş yapması ile meydana gelen kaza için alınan bilirkişi raporunda sanığın asli kusurlu; katılanın kusursuz olduğu anlaşılmakla;
Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, bilinçli taksir oluşturan ihlalin birden fazla olmadığı anlaşılmakla, Dairemizin yerleşik içtihatları da dikkate alındığında, arttırım oranının bu husus değerlendirilerek 1/3 oranında belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde temel cezanın ½ oranında artırılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy