Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/4, 62, 51, 51/3-8, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Olay günü saat 19:35 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobili ile yerleşim yeri dışında yol yapım çalışmasından dolayı sollama yasağı olan çift yönlü yolda seyir halindeyken, önünde seyretmekte olan aracı sollamak amacıyla sol şeride girip seyre başladığı esnada karşı istikametten gelmekte olan ...’nın sevk ve idaresindeki otomobile çarpması neticesinde ...’nın aracında bulunan 9 kişinin yaralanmasına asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği olayda; sanığın kusur durumu, yaralıların sayısı ve yaralanmaların niteliği göz önüne alındığında mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki temel ceza miktarına yönelik bozma önerek görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusur durumuna, ceza miktarına hakkında lehe kanun maddelerini uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sollama yasağı olan yolda seyir halinde iken, önündeki aracı solladığı sırada, karşı yönün kullanıldığı şeride geçerek, karşı yönden gelen otomobil ile çarpıştığı ve 9 kişinin yaralandığı olayda,sanığın eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği ve cezasında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında basit taksirden hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 04.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy