Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın, 89/1, 3-b, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin kurulan hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü saat 12.20 sıralarında; sanığın sevk ve idaresindeki otomobili ile seyir halinde iken kavşağa geldiğinde, istikametine göre sağ taraftan kavşak mahalline giren katılanın sevk ve idaresindeki motosikletinin ön kısımlarına aracının sağ yan kısımlarıyla çarpması ile katılanın hayati tehlike geçirecek şekilde ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı, mahkemenin kabulüne göre sanığın kırmızı ışıkta geçtiği, asli ve tam kusurlu bulunduğu olayda;kırmızı ışık ihlali yapan sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesindeki bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup; sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 09/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy