Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 1-Sanık ... hakkında; TCK'nın 89/1, 89/3-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- ... hakkında; TCK'nın 89/1, 89/3-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin kusur durumuna ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya içeriğine göre; sanıklar ... ve ...'in Mimarlık İnşaat Limited Şirketin ortakları olduğu ve binanın restorasyon yapım işini üstlendikleri, binanın söküm ve yıkım işini de götürü usulü ile ...'e verdikleri, olay günü saat 15.15 sıralarında çatıda söküm işini yapan 1997 doğumlu katılan bastığı pervazın kırılması sonucu yaklaşık 15 metre yükseklikten düşmesi şeklinde meydana gelen sanıkların tali kusurlu olarak, katılanın hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek, 6. derecede kırık ve duyularından veya organlarından birinde işlev zayıflığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdikleri olayda, 16.06.2004 tarih ve 225494 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliğinin 4. maddesinini ikinci fıkrasında “EK-1 deki çizelgede, karşısında (K) harfi bulunmayan işlerde kadınlar ve (Gİ) harfleri bulunmayan işlerde de 16 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını bitirmemiş genç işçiler çalıştırılamaz.” amir hükmü gereği, Ek-1 deki çizelgenin 31 nolu “yapı işleri” bölümünde 18 yaşından küçük işçilerin her türlü yer altı ve yer üstü inşaatında çalıştırılmasının yasak olduğu, meydana gelen olayda, 17 yaşında yaralanan işçinin inşaatta çalışmasına göz yuman ve yeterli denetim ve kontrol mekanizması oluşturmayan sanıkların eylemlerinde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu ve tayin olunan cezalarının TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 09.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy