Mahkemesi : Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/3-b, 62/1, 52/-2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamına göre, katılanın işçi olarak çalıştığı inşatta kalıp sökümü sırasında, üst kattan düşen kalasın katılanın bulunduğu kalası kırması üzerine, katılanın üçüncü kattan düşerek duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralanması ile neticelenen olayda,
Sanığın mahkemede yapmış olduğu savunmada şantiye sorumlusunun Selim Kardil olduğunu ileri sürdüğü, temyiz dilekçesinin ekinde 31.10.2011 tarihinde kendi yetkisinin "proje müdürü" olarak değiştiğini beyan ettiği anlaşılmakla, her ne kadar Selim Kardil mahkemece tanık sıfatıyla dinlenilmiş ise de, dosya muhteviyatından sorumlu şantiye şefinin kim olduğunun kesin olarak tespit edilemediği görülmüş olup, şirket adına görevlendirilen sorumlu şantiye şefinin kim olduğu ve iş güvenliği uzmanı görevlendirip görevlendirmediğinin tespit edilmesi, şantiye şefi sanık değil ise tespit edilen kişi hakkında dava açılması sağlanıp incelemeye konu dava dosyası ile birleştirilmesi, sorumluların kusur durumunun tespiti amacıyla, kişilerin şirket içerisindeki konum ve görevlerine ilişkin şirket içi organizasyon şemaları da dosya arasına eklendikten sonra dosyanın iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdii edilerek rapor alınması ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy